GÜNÜN SÖZÜ
Similar topics
    Arama
     
     

    Sonuç :
     


    Rechercher çıkıntı araştırma

    En son konular
    » Sitenin varlığından haberli misiniz?
    Paz Ara. 12, 2010 4:24 am tarafından melik

    » Ufak tefek bazı değişikler.
    Perş. Kas. 25, 2010 3:36 am tarafından ozkaan

    » BAŞARILAR:
    Ptsi Kas. 08, 2010 12:55 am tarafından ozkaan

    » İĞRENÇ ESPRİLER
    Cuma Kas. 05, 2010 7:37 pm tarafından menzile

    » kelime üretme oyunu
    C.tesi Eyl. 11, 2010 11:54 pm tarafından muhittin

    » katılımsız programlar
    C.tesi Haz. 12, 2010 12:20 am tarafından ozkaan

    » Ispanaklı yumurta oyunu
    Cuma Mayıs 14, 2010 2:24 am tarafından ozkaan

    » Öğrencim İlayda Bayrak şiirini okuyor
    Cuma Mayıs 14, 2010 2:07 am tarafından ozkaan

    » Benim Öğrencilerim. Nasıl oynamışlar... finale dikkat
    Cuma Mayıs 14, 2010 1:29 am tarafından ozkaan

    Istatistikler
    Toplam 38 kayıtlı kullanıcımız var
    Son kaydolan kullanıcımız: çiko

    Kullanıcılarımız toplam 1721 mesaj attılar bunda 506 konu

    BAŞBAKANA MEKTUP‏

    Aşağa gitmek

    HERKES BAŞBAKANA MEKTUP‏

    Mesaj tarafından muhittin Bir Çarş. Şub. 04, 2009 9:28 pm

    BAŞBAKANA MEKTUP‏

    'Sayın Başbakan,

    Birbirinden başarılı iki oğul babasısınız. Oğlunuz Burak alnının
    teriyle
    genç yaşta gemi aldı. Diğer oğlunuz Bilal, Dünya Bankası'ndaki
    başarılarıyla
    stratejik ortağınız Amerikan başkanı Bush'un bile iltifatlarına mazhar
    oldu.
    İkisi de pırlanta gibi, Allah bağışlasın.

    Demem o ki, bir evlat nasıl yetişir, bir baba evladına baktığında
    nasıl içi
    titrer, nasıl burnunun direği sızlayarak sever biliyorsunuz...

    Ama oğlu ertesi gün askerlik kurası çekecek bir baba o geceyi nasıl
    geçirir,
    Güneydoğu'yu çeken oğlunu otobüse nasıl bindirir, 15 ay boyunca geceyi
    gündüze nasıl ekler, saat başı haberlerini nasıl içi içini yiyerek
    seyreder,
    telefonda konuştuğunda 'Operasyona gidiyoruz, hakkını helal et baba'
    diyen
    oğluna ne cevap verir, bilmiyorsunuz.

    Çünkü dediğim gibi oğullarınızdan biri armatör oldu. Güneydoğu'da
    deniz yok,
    ****** Barajı da oğlunuzun gemisi için pek küçük kalır, yakışık
    almaz. Yani
    Burak güvende. Allah bağışlasın.

    E diğer oğlunuz Bilal de dediğim gibi Dünya bankası'ndaydı. Şimdi ise
    Dünya
    Bankası her nedense sözleşmesini yenilemediği için The Brooking
    Institution
    da. İşi düşünce üretmek olan bu kuruluş da geçenlerde Diyarbakır'ın
    belediye
    başkanı Sayın !!!! Osman Baydemir'i (bilmeyenler,bu adamın neler yaptığına açın da bakın) ağırlamıştı, hatırlatırım. Yani
    sözün
    kısası Bilal de Washington'da, güvende. Allah bağışlasın.

    O yüzden de 'Artık şehit cenazeleri görmek istemiyoruz' diyen bir
    vatandaşa
    gönül rahatlığıyla 'Askerlik yan gelip yatma yeri değildir, canım
    kardeşim'
    diyebiliyorsunuz.

    Ben de artık şehit cenazeleri görmek istemeyenlerdenim, bu yüzden ben
    de
    sizin 'Canım kardeşim' diye hitap edebildiklerinizdenim. Can
    kardeşliğin
    verdiği samimiyet hissiyle, olanca içtenliğimle merak ediyorum.

    Sayın Başbakan, 5 ayda verilen 50 şehidin ardından, "Askerlik yan
    gelip
    yatma yeri değildir" dediğiniz için; şehitlere "kelle" dediğiniz için
    hiç mi
    utanmıyorsunuz?

    Bırakın politikaya devam etmeyi, meydanlarda büyük büyük laflar
    etmeyi; hala
    nasıl sokağa çıkabiliyorsunuz?

    Artık neredeyse her gün kalkan cenazelerde o kadar kişi tek bir
    ağızdan sizi
    ve bakanlarınızı yuhalarken ne hissediyorsunuz? Yani mesela, "Yan
    gelip
    değil, can verip yattılar" diye bağırırken binlerce kişi, 'Yer yarılsa
    da
    içine girsem' diyebiliyor musunuz?

    Orada, şehitlerin cenazesinde, Ajan Smith gözlüklerinizle gizlerken
    yüzünüzü
    neye daha çok üzülüyorsunuz? Şehitlere mi, düştüğünüz hale mi?

    İktidarınızın ilk günlerinde terör sıfırken dört buçuk yılın sonunda
    gelinen
    durum nedeniyle hiç mi suçluluk duymuyorsunuz?

    Şimdi sürekli 'şehitlik üzerinden siyaset yapmayın' diyorsunuz ya
    meydanlarda. Peki, o zaman tam seçim arifesinde niye şehit aileleri
    ile
    gazilere TOKİ aracılığıyla kurasız ucuz konut veriyorsunuz? Bu durumda
    asıl
    siz şehitler üzerinden siyaset yapmış olmuyor musunuz?

    Sayın Başbakan, bir baba olarak soruyorum size. Aynaya baktığınızda ne
    görüyorsunuz? Akşam yastığa başınızı koyduğunuzda uyuyabiliyor
    musunuz?
    Kelle deyip geçtiklerinizin ahından korkmuyor musunuz? O mağrur, çocuk
    bakışlı erler, onların babasız evlatları, anaların ağıtları, babaların
    Vatan Sağ olsun' derken titreyen dudakları hiç mi rüyanıza girmiyor?

    Bir 'canım kardeşiniz' olarak olanca samimiyetimle soruyorum. Bu kadar
    sevilmemek nasıl bir duygu Sayın Başbakan?

    Ha, bu arada. Bir oğlunuz, Bilal, hani stratejik ortağınız Bush'un
    iltifatlarına mazhar olan, askere gitmedi. Diğeri, Burak, hani alnının
    teriyle gemi alan ise çürük raporu almış. Askerlik yapmayacakmış.

    Ne diyeyim. Bilal de, Burak da pırlanta gibi çocuklar. Allah
    bağışlasın.'
    avatar
    muhittin
    Süper Üye
    Süper Üye

    Mesaj Sayısı : 320
    Yaş : 21
    Kayıt tarihi : 27/12/08

    Sayfa başına dön Aşağa gitmek

    HERKES Geri: BAŞBAKANA MEKTUP‏

    Mesaj tarafından ibomen Bir C.tesi Şub. 07, 2009 9:44 pm

    Çok güzel bir mektup. Ama insanlarda utanma , edep ve haya duygusu kalmamış. Yüzüne tükürseniz şükür derler. Japonyada yıkılan köprünün ardından intihar eden bakan varken, ingilterede halk tepki eylemi yapınca istifa eden bakan varken , almanyada oyunu %3 kaybeden siyasi parti liderleri varken...........
    bizimkiler yüzsüzün yüzsüzü olmuşlar. ne desek boşuna.
    o yüzden çenemizi bari yormayalım derim ben şahsen.........
    avatar
    ibomen
    Yeni Üye
    Yeni Üye

    Mesaj Sayısı : 19
    Kayıt tarihi : 02/01/09

    Sayfa başına dön Aşağa gitmek

    HERKES Geri: BAŞBAKANA MEKTUP‏

    Mesaj tarafından çağdaş Bir Paz Şub. 08, 2009 7:31 pm

    anlatımın çok güzel amca belki ben böyle sayınlı mayınlı belki dile getiremezdim ama teşekkürler bu ülkenin evladı olmayanların yönettiği bir ülkede yaşıyoruz yarısı ermeni yarısı yahudi yarısı gürcü bazısı ..... ne bekleyelim bunlardan belki yaptıkları yalakalıkları saklarlar ama gözlerin görmesi lazım bunlara kızmam amca ben akıl olmayıpta bunları görmezlikten gelipte oy verenlere bunların yanında duranlara bunlar hakkında taraf tutanlara ve bunlarla birlikte bir yerlere gelmeye calışanlara acıyorum bunlarda türklüklerini unutmuş -...-..-............ .-....olabilirlermi?
    avatar
    çağdaş
    Aktif Üye
    Aktif Üye

    Mesaj Sayısı : 179
    Yaş : 80
    Nerden : okyanusya
    Kayıt tarihi : 21/12/08

    Sayfa başına dön Aşağa gitmek

    Sayfa başına dön

    - Similar topics

     
    Bu forumun müsaadesi var:
    Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz